Araştırma
|
Proje Adı: |
Edebiyatın Kadınları: Nermin Yıldırım’ın Rüyalar Anlatılmaz Romanında Kadın Kimliği |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
TÜBİTAK (2209 A – ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEĞİ PROGRAMI) |
|
Proje Ekibi: |
Enes CANBOLAT (F.Ü.-Başvuru Sahibi), Öğr. Gör. Dr. Gökşen YILDIRIM (F.Ü.-Danışman) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
12.05.2026-devam ediyor |
|
Proje Özeti: |
Modern Türk edebiyatında kadın, Tanzimat’tan bu yana kurgunun bileşenlerinden biri olarak yazın dünyasında kendisine yer bulabilmiştir ancak kadının kimliği her zaman için devrin resmî ideolojisi ile uygunluk içerisinde resmedilmiştir. Ataerkil edebiyat kanonu içerisinde kadının yazar ve kurgusal özne olarak yer alışı bu açıdan sorunlu olmuş, kadının varlığı araçsallaştırılmıştır. Modern Türk edebiyatında geçmişten günümüze kadının edebî temsili, kurban ve ölümcül kadın imgesi arasında gidip gelmiş, kadının idealizasyonuyla da erkeğin kadın üzerindeki hakimiyeti perçinlenmiştir. Yer yer aksi örnekler bulunsa da konu ile ilgili genel eğilim, bu yöndedir: Kadının edebî metindeki konumu, toplumsal cinsiyet rollerine bağlı olarak ikincildir. 1980 sonrası Türk edebiyatında ise kadın, kendi sesinin farkına varmış ve “kendi”ni içerden bir bakışla inşa edebilmiştir, daha doğrusu hiç değilse buna yeltenmiştir. Ne var ki bu da yeterli değildir. Yazma işi, bugün bile cinsiyet üzerinden kategorize edilmekte, kadının yazar olarak edebiyat içerisine dahli, ancak “kadın yazar” vurgusuyla mümkün olmaktadır. Söz-yazı dikotomisinde eril hiyerarşi, kadını gerçek bir yazar olarak kabul etmediği gibi metnin merkezine kadını alma konusunda da isteksizdir. Son dönem yazarlarımızdan Nermin Yıldırım (1980), roman türünde verdiği eserleri ile Türk edebiyatında adından söz ettiren bir yazar olmuştur. İlk romanını (Unutma Beni Apartmanı) 2011 yılında yayımlayan ve genellikle bellek, hafıza, göçebelik, kadın ve aile konularında yazan Yıldırım’ın toplamda sekiz romanı bulunmaktadır. Onu diğer yazarlardan ayıran en önemli özelliği, sekiz romanının da merkezinde kadınların yer almasıdır. Romanların hepsinde okurun duyduğu ses, kadına aittir. Böylece kadının kendi sesiyle anlattığı hikâyesi, onu tarihin/tarih yazımının bir parçası hâline getirir ve eril iktidarı sarsar. Ancak buna rağmen onun yazarlığında kadınlık, hiyerarşik bir üstünlükle kurgulanmaz; kadınlar “içeri” alınırken erkekler “dışarı”da bırakılmaz. Yazarın ikinci kitabı olan ve 2012 yılında yayımlanan Rüyalar Anlatılmaz, kadın kimliğini aile bağlamı içerisine yerleştirdiği Pilar, Perihan ve Müesser adındaki karakterlerle üç hat üzerinden kurgular, kadınlığa dair homojen bir kimlik önerisinde bulunmaz. Romanda bu kadınlarla birlikte kadınlığa ilişkin ayrı özellikler öne çıkarılarak ideal kadın miti parçalanır. Romanda yazar, “anlatılmaz” denileni aktararak geçmişin travmatik yükünden kurtulur ve yeni bir oluşun imkânını aralar. Bu çalışma, iki ana eksen üzerine inşa edilmiştir: Öncelikle kadın kimliğinin Türk edebiyatındaki temsiline dair genel bir çerçeve çizilecek, akabinde çalışmanın odak noktası Nermin Yıldırım’a kaydırılacaktır. Yıldırım’ın homojen bir kadın kimliği sunmadığı iddiasından hareketle Rüyalar Anlatılmaz isimli romanda temsil edilen çoğulcu “kadınlık hâlleri”ni analiz etmek, bu çalışmanın temel amacıdır ancak kadın ile yazı arasındaki mesafede yazarın bir kadın olarak yazma edimini ne şekilde değerlendirdiğini tespit ederek Nermin Yıldırım’ın kanon içerisindeki yerini belirlemeye çalışmak da bu çalışmanın hedefleri arasındadır. |
,
|
Proje Adı: |
ELAZIĞ, MALATYA VE MUŞ YÖRELERİNDE OCAK/OCAKLIK GELENEĞİ. |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
TÜBİTAK (2209 A – ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEĞİ PROGRAMI) |
|
Proje Ekibi: |
Hebun AKPOLAT (F.Ü.-Başvuru Sahibi), Doç. Dr. Ebru ŞENOCAK (F.Ü.-Danışman) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
12.05.2026-devam ediyor |
|
Proje Özeti: |
Türk kültüründe “Ocaklık” kavramı, köklü bir halk hekimliği geleneğini ifade eder. Ocaklık, belirli hastalıkları tedavi etme yeteneğinin soy yoluyla geçtiğine inanılan geleneksel bir uygulama olup, manevi otoriteye sahip ocaklı kişiler tarafından sürdürülür. Bu özel yeteneğe sahip kişiler, tarih boyunca toplum içinde saygı görmüş ve yerel kimliğin korunmasında etkin rol oynamışlardır. Ocak kültürü, Türklerin doğayla, insanla ve kutsal olanla kurduğu bütüncül sağlık anlayışının en eski örneklerinden biridir.
Bu proje, TÜBİTAK’ın “Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması” öncelikli alanı kapsamında hazırlanmış olup, ocaklık geleneğini hem somut olmayan kültürel miras hem de halk sağlığı pratikleri açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Ocaklık sistemi yalnızca bir tedavi biçimi değil; aynı zamanda inanç, toplumsal dayanışma ve kültürel aktarım unsurlarını bir araya getiren bir yapıdır. Ocak geleneğinde önemli bir unsur olan “el alma – el verme” ritüeli, manevi bilginin ve tedavi gücünün kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlar. Emine Demircioğlu Türkay’ın da belirttiği gibi, bu süreç “bir ustalık icazeti” niteliği taşır ve ocak sırrı, dua ve tedavi bilgisi törenle yeni nesle devredilir. Böylece kültürel süreklilik hem sözlü hem ritüel düzlemde korunur. Yapılacak çalışmada Elazığ, Malatya, Muş yöresinde ocaklık geleneği araştırılacak ve var olan ocak/ocaklık geleneğinin kültürel miras olarak önemi ön plana çıkarılacaktır. Söz konusu yörelerde sarılık, siğil, uçuk, ayak kesme, nazar, karıncalık, vb. ocaklar tespit edilmiş olup yapılacak çalışma, halk hekimliği, inanç ve kültürel miras arasındaki etkileşimleri belgelenerek, yerel bilgi sistemlerinin korunmasına ve kültürel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesine katkı sağlanacaktır. Proje sonuçları, somut olmayan kültürel mirasın bilimsel temelde kayıt altına alınmasına, gelecek kuşaklara aktarılmasına ve Anadolu’nun kültürel çeşitliliğinin korunmasına hizmet edecektir. |
|
Proje Adı: |
Horasan Türkçesinin Etnodilbilimsel Canlılık Durumu |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
YTB BEŞERÎ VE SOSYAL KALKINMA ARAŞTIRMALARI DESTEK PROGRAMI (BESKAP) |
|
Proje Ekibi: |
Dr. Bilgit SAĞLAM (F.Ü. – Yürütücü); Dr. Fatih ÖZEK (F.Ü. – Araştırmacı) Doç. Dr. Mehmet AKKUŞ (Artvin Çoruh Üniversitesi - Araştırmacı) Dr. Mehdi REZAEI (Allameh Tabataba’i University – Tahran) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
01.08.2025-devam ediyor |
|
Proje Özeti: |
Bu proje, İran’ın Horasan bölgesinde Farsçanın sosyal baskısı altında bulunan Horasan Türkçesi konuşurları arasında etnodilbilimsel canlılık (EDC) algılarını nicel ve nitel yöntemlerle incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Giles, Bourhis ve Taylor’un (1977) EDC kuramı çerçevesinde, Horasan Türkçesi konuşurlarının dillerini ne ölçüde canlı gördüklerini, bu algıların Farsçanın baskın konumuyla nasıl ilişkilendiğini ve dilin geleceğine dair perspektiflerini ortaya koyacaktır. Saha araştırması dört ağız bölgesini kapsayacak şekilde (Cüveyn, Servilayet, Kelat, Bocnurt) planlanmış, 200 katılımcı ile anket ve 8 katılımcı ile derinlemesine görüşme yapılması hedeflenmiştir. Veriler Öznel Etnodilbilimsel Canlılık Anketi (Bourhis, Giles & Rosenthal, 1981) ve tamamlayıcı demografik/dil geçmişi formları aracılığıyla toplanacaktır. Nicel veriler SPSS 22.0 ile analiz edilerek bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri uygulanacaktır. Bulgular, Horasan Türkçesinin sürdürülebilirliği, kimliksel güçlenme ve dil politikalarına katkı bağlamında değerlendirilecektir. |
|
Proje Adı: |
Moğolistan’da Konuşulan Kazak Türkçesinin Etnodilbilimsel Canlılık Durumu |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
YÖK Araştırma Üniversitesi Destek Programı |
|
Proje Ekibi: |
Prof. Dr. Fatih ÖZEK (F.Ü. – Yürütücü); Dr. Bilgit SAĞLAM (F.Ü. – Araştırmacı); Doç. Dr. Mehmet AKKUŞ (Artvin Çoruh Üniversitesi - Araştırmacı) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
01.02.2025-devam ediyor |
|
Proje Özeti: |
Bu proje, Moğolistan’ın batısındaki Bayan-Ölgii bölgesinde yaşayan Kazak Türkçesi konuşurlarının etnodilbilimsel canlılık (EDC) algılarını nicel yöntemlerle incelemeyi amaçlamaktadır. Kuramsal çerçevesini Giles, Bourhis ve Taylor’un (1977) geliştirdiği EDC kuramı oluşturmaktadır. Çalışmada, Bourhis, Giles ve Rosenthal (1981) tarafından geliştirilen Öznel Etnodilbilimsel Canlılık Anketi kullanılacak; yaklaşık 250 katılımcıya uygulanacaktır. Ayrıca, katılımcıların dil tercihleri, kuşaklararası farklılıklar ve Moğolca’nın baskın konumu karşısında Kazak Türkçesi kullanımının toplumsal görünürlüğü analiz edilecektir. Veriler SPSS 22.0 ile analiz edilerek bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testleri uygulanacaktır. Proje sonucunda, Kazak Türkçesi konuşurlarının dillerini düşük, Moğolca’yı ise yüksek canlılığa sahip olarak algılayacakları varsayılmaktadır. Bulguların, hem kuramsal literatüre hem de Moğolistan’daki azınlık dillerinin korunmasına yönelik dil politikalarına katkı sağlaması beklenmektedir. |
|
Proje Adı: |
ELAZIĞ’DAKİ YAKIN İLİŞKİLİ YEREL DİLLERİN KARŞILIKLI ANLAŞILABİLİRLİĞİ |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
TÜBİTAK (1001 – BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA PROJELERİNİ DESTEKLEME PROGRAMI) |
|
Proje Ekibi: |
Prof. Dr. Fatih ÖZEK (F.Ü.-YÜRÜTÜCÜ), Prof. Dr. Charlotte GOOSKENS (University of Groningen-ARAŞTIRMACI), Arş. Gör. Dr. Bilgit SAĞLAM (F.Ü.-ARAŞTIRMACI) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
15.09.2018-14.09.2021 |
|
Proje Özeti: |
Proje, Elâzığ’da konuşulan yerel diller arasındaki karşılıklı anlaşılabilirlik (KA) oranlarını deneysel yöntemlerle incelemiştir. Proje kapsamında, Kürtçe ve Zazaca varyantları arasındaki KA oranları, TRT6 yayınlarında ve MEB’in ilgili dillerde hazırladığı kitaplarda kullanılan varyantların anadili konuşurları tarafından ne derecede anlaşıldığı ölçülmüştür.
Araştırmada karma yöntem deseni uygulanmış, kaydedilmiş metin testi (KMT), cloze test, algısal uzaklık testi ve tutum testi gibi araçlarla veri toplanmıştır. Elde edilen veriler Levenshtein uzaklık ölçeği, kümeleme analizi ve çok boyutlu ölçeklendirme yöntemleriyle analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular TRT6 ve MEB ile paylaşılmıştır. |
|
Proje Adı: |
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE ERKEKLERE YÖNELİK OLARAK KULLANILAN HİTAPLARIN KİŞİLER ARASI İLETİŞİM DİLİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
TÜBİTAK (2209-A – ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEĞİ PROGRAMI) |
|
Proje Ekibi: |
Fatma Kaya (Fırat Üniversitesi- Başvuru Sahibi), Dr. Öğretim Üyesi Nilüfer YILDIRIM (Fırat Üniversitesi-Danışman) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
19.03.2023/29.02.2024 |
|
Proje Özeti: |
Bu çalışmada çağdaş Türk yazı dillerinin “Güneybatı/Oğuz Grubu” içinde yer alan Azerbaycan Türkçesinde erkeklere yönelik olarak kullanılan hitaplar ve bu hitapların kişiler arası iletişimdeki rolü üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Azerbaycan Türkçesinde erkeklere yönelik hitaplar kapsamında dedeye, babaya, oğula, ağabeye, kardeşe, yeğene, toruna, eşe/kocaya, amcaya, dayıya, sevgiliye, çocuğa, arkadaşa vb. kesimlere yönelik seslenme ifadeleri yer alacaktır. Bu ifadeler kullanım şekilleri, içerdikleri duygu durumları, kullanıldıkları bağlam vb. ölçütlere göre ele alınmıştır. Azerbaycan Türkçesinde erkeklere yönelik hitaplarla ilgili değerlendirme yapılırken, Latin alfabesiyle yazılmış ve Türkiye’de basılmış olan Azerbaycan Türkçesi ile ilgili eserlerden yola çıkılmış, hitap örnekleri Azerbaycan Türkçesi sözlüğü, Azerbaycan halk edebiyatına ait destan, masal, efsane mani, ninni, türkü vb. sözlü kültür ürünleri taranarak elde edilmiştir. Ayrıca günümüzde Azerbaycan sahasında kullanılan hitapları belirlemek için de çağdaş Azerbaycan edebiyatına ait edebî metinlere başvurulmuştur. Böylece geçmişten bugüne kadar olan süreçte Azerbaycan Türkçesinde erkekler için kullanılan zengin bir hitap malzemesine ulaşılmıştır. |
|
Proje Adı: |
ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİNİN KARŞILIKLI ANLAŞILABİLİRLİĞİ |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
TÜBİTAK (2209-A – ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEĞİ PROGRAMI) |
|
Proje Ekibi: |
Prof. Dr. Ahmet BURAN (F.Ü.-Yürütücü), Prof. Dr. Fatih ÖZEK (F.Ü.-Araştırmacı), Arş. Gör. Dr. Bilgit SAĞLAM (F.Ü.-Araştırmacı) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
01.02.2022/devam ediyor |
|
Proje Özeti: |
Proje, devlet dili olarak kullanılan Çağdaş Türk lehçelerinin karşılıklı anlaşılabilirlik (KA) oranlarını deneysel yöntemlerle incelemektedir. Proje kapsamında, Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi ve Özebke Türkçeleri arasındaki karşılıklı anlaşılabilirlik düzeyleri sözcük düzeyinde sözcük çeviri yöntemi (word translation task) ve metin düzeyinde kaydedilmiş metin testi (recorded text testing) yöntemleri kullanılarak ölçülmektedir. |
|
Proje Adı: |
KARŞILIKLI ANLAŞILABİLİRLİK YÖNTEM VE TEKNİKLERİ |
|
Destekleyen Kuruluş(lar) |
TÜBİTAK (2237-A BİLİMSEL EĞİTİM ETKİNLİKLERİ DESTEĞİ) |
|
Proje Ekibi: |
Prof. Dr. Fatih ÖZEK (F.Ü.-Yürütücü), Prof. Dr. Ahmet BURAN (F.Ü.-Eğitici), Prof. Dr. Sultan Çiğdem Sağın Şimşek (ODTÜ-Eğitici), Doç. Dr. Mehmet AKKUŞ (AÇÜ-Eğitici) Arş. Gör. Dr. Bilgit SAĞLAM (F.Ü.-Eğitici) |
|
Başlangıç-Bitiş Tarihi: |
01.11.2022-03.11.2023 |
|
Proje Özeti: |
Bu eğitim semineri, karşılıklı anlaşılabilirlik (KA) çalışmalarının uluslararası alanyazındaki yöntem ve tekniklerini tanıtmayı amaçlamaktadır. Özellikle lisansüstü düzeydeki araştırmacılara yönelik olarak düzenlenen seminerde, KA'nın dillerin sınıflandırılması, dil değişkelerinin incelenmesi ve dil politikalarının oluşturulması gibi alanlardaki katkıları ele alınmıştır. Türkiye'de bu alanda yapılan çalışmaların sınırlılıkları ve son yıllarda geliştirilen yöntemlerin kullanımı tartışılmış; katılımcılara modern veri toplama ve analiz tekniklerinin nasıl uygulandığı örneklerle aktarılmıştır. |
Hızlı Erişim